Septuaginta

Ezgiler Ezgisi 5

16 ayet

Türkçe

1Bahçeme girdim, kız kardeşim, gelinim; mürümü topladım baharatlarımla birlikte, ekmeğimi yedim balımla birlikte, şarabımı içtim sütümle birlikte. Yiyin ey dostlar, için ve bolca sarhoş olun ey kardeşler!

2Ben uyuyorum ama yüreğim uyanık duruyor. Sevgilimin sesi kapıyı çalıyor: "Aç bana kız kardeşim, yakınım, güvercinim, kusursuzum! Çünkü başım çiy ile ve saç lülelerim gecenin damlalarıyla doldu."

3Tuniğimi üzerimden çıkardım, onu nasıl giyeyim yine? Ayaklarımı yıkadım, onları nasıl kirleteyim yine?

4Sevgilim elini delikten içeri uzattı ve içim onun için sarsıldı.

5Sevgilime kapıyı açmak için kalktım; ellerimden mür aktı, parmaklarımdan saf mür damladı sürgünün kolları üzerine.

6Sevgilime kapıyı açtım ama sevgilim geçip gitmişti. O konuşurken canım benden çıkmıştı. Aradım onu ama bulamadım; seslendim ona ama bana kulak vermedi.

7Şehirde devriye gezen bekçiler buldu beni; vurdular bana, yaraladılar beni; surların bekçileri yazlık örtümü çekip aldılar üzerimden.

8Size yemin ettiriyorum ey Yeruşalim kızları, kırın güçleri ve kuvvetleri üzerine: Eğer sevgilimi bulursanız ona ne söyleyeceksiniz? Aşkla yaralanmış olduğumu söyleyin ona.

9Sevgilinin diğer bir sevgiliden ne farkı var ey kadınlar arasındaki güzel olan? Sevgilinin diğer bir sevgiliden ne farkı var ki bize böyle yemin ettiriyorsun?

10Sevgilim beyaz ve kızıldır, on binler arasından sancaktar gibi seçilmiştir.

11Başı saf altın gibidir, saç lüleleri çam dalları gibidir, karga gibi siyahtır.

12Gözleri akarsu yataklarının kenarındaki güvercinler gibidir; süt içinde yıkanmış, bol suların kenarında oturan güvercinler gibi.

13Yanakları güzel kokular yetiştiren koku çanakları gibidir; dudakları saf mür damlatan zambaklardır.

14Elleri Tarsis taşıyla bezenmiş altın kakmalı işlerdir; karnı safir taşı üzerine oturtulmuş fildişi bir tablet gibidir.

15Bacakları altın tabanlar üzerine oturtulmuş mermer sütunlardır; endamı Lübnan gibidir, sedir ağaçları gibi seçkindir.

16Soluğu tatlılıklardır ve o bütünüyle arzulanır biridir. İşte budur sevgilim ve işte budur yakınım, ey Yeruşalim kızları!

Grekçe

1ΕΙΣΗΛΘΟΝ εἰς κῆπόν μου, ἀδελφή μου νύμφη, ἐτρύγησα σμύρναν μου μετὰ ἀρωμάτων μου, ἔφαγον ἄρτον μου μετὰ μέλιτός μου, ἔπιον οἶνόν μου μετὰ γάλακτός μου· φάγετε, πλησίοι, καὶ πίετε καὶ μεθύσθητε, ἀδελφοί.

2᾿Εγὼ καθεύδω καὶ καρδία μου ἀγρυπνεῖ. φωνὴ ἀδελφιδοῦ μου κρούει ἐπὶ τὴν θύραν. ῎Ανοιξόν μοι, ἀδελφή μου, πλησίον μου, περιστερά μου, τελεία μου, ὅτι κεφαλή μου ἐπλήσθη δρόσου καὶ οἱ βόστρυχοί μου ψεκάδων νυκτός.

3᾿Εξεδυσάμην τὸν χιτῶνά μου, πῶς ἐνδύσομαι αὐτόν; ἐνιψάμην τοὺς πόδας μου, πῶς μολυνῶ αὐτούς;

4ἀδελφιδός μου ἀπέστειλε χεῖρα αὐτοῦ ἀπὸ τῆς ὀπῆς, καὶ κοιλία μου ἐθροήθη ἐπ᾿ αὐτόν.

5ἀνέστην ἐγὼ ἀνοῖξαι τῷ ἀδελφιδῷ μου, χεῖρές μου ἔσταξαν σμύρναν, δάκτυλοί μου σμύρναν πλήρη ἐπὶ χεῖρας τοῦ κλείθρου.

6ἤνοιξα ἐγὼ τῷ ἀδελφιδῷ μου· ἀδελφιδός μου παρῆλθε. ψυχή μου ἐξῆλθεν ἐν λόγῳ αὐτοῦ. ἐζήτησα αὐτὸν καὶ οὐχ εὗρον αὐτόν, ἐκάλεσα αὐτὸν καὶ οὐχ ὑπήκουσέ μου.

7εὕροσάν με οἱ φύλακες οἱ κυκλοῦντες ἐν τῇ πόλει, ἐπάταξάν με, ἐτραυμάτισάν με· ἦραν τὸ θέριστρόν μου ἀπ᾿ ἐμοῦ φύλακες τῶν τειχέων.

8ὥρκισα ὑμᾶς, θυγατέρες ῾Ιερουσαλήμ, ἐν ταῖς δυνάμεσι καὶ ἐν ταῖς ἰσχύσεσι τοῦ ἀγροῦ· ἐὰν εὕρητε τὸν ἀδελφιδόν μου, τί ἀπαγγείλητε αὐτῷ; ὅτι τετρωμένη ἀγάπης ἐγώ εἰμι.

9Τί ἀδελφιδός σου ἀπὸ ἀδελφιδοῦ, καλὴ ἐν γυναιξί; τί ἀδελφιδός σου ἀπὸ ἀδελφιδοῦ, ὅτι οὕτως ὥρκισας ἡμᾶς;

10᾿Αδελφιδός μου, λευκὸς καὶ πυρρός, ἐκλελοχισμένος ἀπὸ μυριάδων·

11κεφαλὴ αὐτοῦ χρυσίον καιφάζ, βόστρυχοι αὐτοῦ ἐλάται, μέλανες ὡς κόραξ·

12ὀφθαλμοὶ αὐτοῦ ὡς περιστεραὶ ἐπὶ πληρώματα ὑδάτων λελουσμέναι ἐν γάλακτι, καθήμεναι ἐπὶ πληρώματα·

13σιαγόνες αὐτοῦ ὡς φιάλαι τοῦ ἀρώματος φύουσαι μυρεψικά· χείλη αὐτοῦ κρίνα στάζοντα σμύρναν πλήρη·

14χεῖρες αὐτοῦ τορευταὶ χρυσαῖ πεπληρωμέναι Θαρσίς· κοιλία αὐτοῦ πυξίον ἐλεφάντινον ἐπὶ λίθου σαπφείρου·

15κνῆμαι αὐτοῦ στῦλοι μαρμάρινοι τεθεμελιωμένοι ἐπὶ βάσεις χρυσᾶς· εἶδος αὐτοῦ ὡς Λίβανος, ἐκλεκτὸς ὡς κέδροι·

16φάρυγξ αὐτοῦ γλυκασμοὶ καὶ ὅλος ἐπιθυμία· οὗτος ἀδελφιδός μου καὶ οὗτος πλησίον μου, θυγατέρες ῾Ιερουσαλήμ.

English

1I am come into my garden, my sister, [my] spouse: I have gathered my myrrh with my spices; I have eaten my bread with my honey; I have drunk my wine with my milk. Eat, O friends, and drink; yea, brethren, drink abundantly.

2I sleep, but my heart is awake: the voice of my kinsman knocks at the door, [saying], Open, open to me, my companion, my sister, my dove, my perfect one: for my head is filled with dew, and my locks with the drops of the night.

3I have put off my coat; how shall I put it on? I have washed my feet, how shall I defile them?

4My kinsman put forth his hand by the hole [of the door], and my belly moved for him.

5I rose up to open to my kinsman; my hands dropped myrrh, my fingers choice myrrh, on the handles of the lock.

6I opened to my kinsman; my kinsman was gone: my soul failed at his speech: I sought him, but found him not; I called him, but he answered me not.

7The watchman that go their rounds in the city found me, they smote me, they wounded me; the keepers of the walls took away my veil from me.

8I have charged you, O daughters of Jerusalem, by the powers and the virtues of the field: if ye should find my kinsman, what are ye to say to him? That I am wounded with love.

9What is thy kinsman [more] than [another] kinsman, O thou beautiful among women? what is thy kinsman [more] than [another] kinsman, that thou hast so charged us?

10My kinsman is white and ruddy, chosen out from myriads.

11His head is [as] very fine gold, his locks are flowing, black as a raven.

12His eyes are as doves, by the pools of waters, washed with milk, sitting by the pools.

13His cheeks are as bowls of spices pouring forth perfumes: his lips are lilies, dropping choice myrrh.

14His hands are as turned gold set with beryl: his belly is an ivory tablet on a sapphire stone.

15His legs are marble pillars set on golden sockets: his form is as Libanus, choice as the cedars.

16His throat is most sweet, and altogether desirable. This is my kinsman, and this is my companion, O daughters of Jerusalem.

Açıklamalar

  1. Ayet 8

    Masoretik metindeki ceylanlar ve kırın dişi geyikleri üzerine yemin ifadesi, Septuaginta çevirmenleri tarafından İbranice kelimelerin ses benzerliklerinden (tsevaot ve ayalot) yola çıkılarak kırın güçleri ve kuvvetleri şeklinde teolojik bir soyutlamayla Grekçeye aktarılmıştır.

  2. Ayet 11

    Grekçe metindeki kaiphaz kelimesi, İbranice Masoretik metindeki saf altın anlamına gelen paz kelimesinin Grek alfabesine doğrudan fonetik olarak aktarılmış bir transkripsiyonudur.

  3. Ayet 14

    Grekçe metindeki Tharsis ifadesi, antik dünyada değerli taşların ve madenlerin getirildiği ünlü Fenike limanı Tarsis'e atıfta bulunarak, sevgilinin ellerindeki değerli taş süslemelerini tanımlamak için kullanılmıştır.