Septuaginta

Mezmurlar 70

24 ayet

Türkçe

1Davut'un; Yonadav oğullarının ve ilk sürgün edilenlerin mezmuru. Sana güvendim ey Rab, sonsuza dek utandırılmayayım.

2Doğruluğunla beni kurtar ve çekip çıkar; kulağını bana eğ ve beni kurtar.

3Benim için koruyucu bir Tanrı ve beni kurtaracak müstahkem bir sığınak ol; çünkü benim sağlam kayam ve sığınağım sensin.

4Ey Tanrım, beni günahkarın elinden, yasa dışı davrananın ve haksızlık edenin elinden kurtar.

5Çünkü benim dayanma gücüm sensin ey Rab; gençliğimden beri umudum sensin ey Rab.

6Rahimden beri sana yaslandım, annemin karnından beri koruyucum sensin; övgüm her zaman sendedir.

7Birçokları için şaşılacak bir alamet gibi oldum, ama sen benim güçlü yardımcımsın.

8Ağzım övgünle dolsun, öyle ki gün boyu senin yüceliğini ve görkemini ilahilerle öveyim.

9Beni yaşlılık çağımda kenara fırlatıp atma, gücüm tükenirken beni terk etme.

10Çünkü düşmanlarım aleyhimde konuşuyor, canımı gözetleyenler birlikte planlar kuruyorlar,

11Şöyle diyerek: "Tanrı onu terk etti; kovalayıp yakalayın onu, çünkü onu kurtaracak kimse yok."

12Ey Tanrım, benden uzaklaşma; ey Tanrım, yardımıma yetiş.

13Canıma iftira atanlar utansın ve yok olsun; bana kötülük etmek isteyenler utanç ve rezaletle kuşatılsın.

14Bense her zaman umut edeceğim ve sana olan tüm övgülerimi daha da artıracağım.

15Ağzım senin doğruluğunu, gün boyu kurtarışını bildirecek; çünkü yazı bilgisini bilmem.

16Rab'bin kudretiyle ilerleyeceğim; ey Rab, yalnız senin doğruluğunu anacağım.

17Ey Tanrı, gençliğimden beri bana öğrettin; bugüne dek senin harikalarını duyuruyorum.

18Yaşlanıp saçlarıma ak düşene dek de beni terk etme ey Tanrı; ta ki senin gücünü gelecek her nesle duyurana dek,

19senin kudretini ve doğruluğunu. Ey Tanrı, yaptığın büyük işler en yücelere erişir; ey Tanrı, senin gibisi kim var?

20Bana birçok zorlu ve kötü sıkıntılar gösterdin; ama yine dönüp bana yaşam verdin ve beni yerin derinliklerinden yine çıkardın.

21Üzerimdeki büyüklüğünü artırdın, yine dönüp beni teselli ettin ve beni yerin derinliklerinden yine çıkardın.

22Ben de seni telli çalgıyla, senin gerçeğini öveceğim ey Tanrım; lir çalarak sana ezgiler sunacağım, ey İsrail'in Kutsalı!

23Sana ezgiler sunarken dudaklarım sevinçle coşacak, fidyeyle kurtardığın canım da.

24Dilim de gün boyu senin doğruluğunu mırıldanacak, bana kötülük etmek isteyenler utandırılıp rezil olduğunda.

Grekçe

1Τῷ Δαυΐδ· υἱῶν ᾿Ιωναδὰβ καὶ τῶν πρώτων αἰχμαλωτισθέντων. - ΕΠΙ ΣΟΙ, Κύριε, ἤλπισα, μὴ καταισχυνθείην εἰς τὸν αἰῶνα.

2ἐν τῇ δικαιοσύνῃ σου ῥῦσαί με καὶ ἐξελοῦ με, κλῖνον πρός με τὸ οὖς σου καὶ σῶσόν με.

3γενοῦ μοι εἰς Θεὸν ὑπερασπιστὴν καὶ εἰς τόπον ὀχυρὸν τοῦ σῶσαί με, ὅτι στερέωμά μου καὶ καταφυγή μου εἶ σύ.

4 Θεός μου, ῥῦσαί με ἐκ χειρὸς ἁμαρτωλοῦ, ἐκ χειρὸς παρανομοῦντος καὶ ἀδικοῦντος·

5ὅτι σὺ εἶ ὑπομονή μου, Κύριε· Κύριε, ἐλπίς μου ἐκ νεότητός μου,

6ἐπὶ σὲ ἐπεστηρίχθην ἀπὸ γαστρός, ἐκ κοιλίας μητρός μου σύ μου εἶ σκεπαστής· ἐν σοὶ ὕμνησίς μου διαπαντός.

7ὡσεὶ τέρας ἐγενήθην τοῖς πολλοῖς, καὶ σὺ βοηθὸς κραταιός.

8πληρωθήτω τὸ στόμα μου αἰνέσεως, ὅπως ὑμνήσω τὴν δόξαν σου, ὅλην τὴν ἡμέραν τὴν μεγαλοπρέπειάν σου.

9μὴ ἀπορρίψῃς με εἰς καιρὸν γήρως, ἐν τῷ ἐκλείπειν τὴν ἰσχύν μου μὴ ἐγκαταλίπῃς με.

10ὅτι εἶπαν οἱ ἐχθροί μου ἐμοὶ καὶ οἱ φυλάσσοντες τὴν ψυχήν μου ἐβουλεύσαντο ἐπὶ τὸ αὐτό

11λέγοντες· Θεὸς ἐγκατέλιπεν αὐτόν· καταδιώξατε καὶ καταλάβετε αὐτόν, ὅτι οὐκ ἔστιν ρυόμενος.

12 Θεός μου, μὴ μακρύνῃς ἀπ᾿ ἐμοῦ· Θεός μου, εἰς τὴν βοήθειάν μου πρόσχες.

13αἰσχυνθήτωσαν καὶ ἐκλιπέτωσαν οἱ ἐνδιαβάλλοντες τὴν ψυχήν μου, περιβαλλέσθωσαν αἰσχύνην καὶ ἐντροπὴν οἱ ζητοῦντες τὰ κακά μοι.

14ἐγὼ δὲ διαπαντὸς ἐλπιῶ ἐπὶ σὲ καὶ προσθήσω ἐπὶ πᾶσαν τὴν αἴνεσίν σου.

15τὸ στόμα μου ἐξαγγελεῖ τὴν δικαιοσύνην σου, ὅλην τὴν ἡμέραν τὴν σωτηρίαν σου, ὅτι οὐκ ἔγνων γραμματείας.

16εἰσελεύσομαι ἐν δυναστείᾳ Κυρίου· Κύριε, μνησθήσομαι τῆς δικαιοσύνης σοῦ μόνου.

17 Θεός, ἐδίδαξάς με ἐκ νεότητός μου, καὶ μέχρι τοῦ νῦν ἀπαγγελῶ τὰ θαυμάσιά σου.

18καὶ ἕως γήρως καὶ πρεσβείου, Θεός, μὴ ἐγκαταλίπῃς με, ἕως ἂν ἀπαγγελῶ τὸν βραχίονά σου τῇ γενεᾷ πάσῃ τῇ ἐπερχομένῃ,

19τὴν δυναστείαν σου καὶ τὴν δικαιοσύνην σου. Θεός, ἕως ὑψίστων ἐποίησας μεγαλεῖα· Θεός, τίς ὅμοιός σοι;

20ὅσας ἔδειξάς μοι θλίψεις πολλὰς καὶ κακάς, καὶ ἐπιστρέψας ἐζωοποίησάς με, καὶ ἐκ τῶν ἀβύσσων τῆς γῆς πάλιν ἀνήγαγές με.

21ἐπλεόνασας ἐπ᾿ ἐμὲ τὴν μεγαλωσύνην σου καὶ ἐπιστρέψας παρεκάλεσάς με καὶ ἐκ τῶν ἀβύσσων τῆς γῆς πάλιν ἀνήγαγές με.

22καὶ γὰρ ἐγὼ ἐξομολογήσομαί σοι ἐν σκεύει ψαλμοῦ τὴν ἀλήθειάν σου, Θεός· ψαλῶ σοι ἐν κιθάρᾳ, ἅγιος τοῦ ᾿Ισραήλ.

23ἀγαλλιάσονται τὰ χείλη μου, ὅταν ψάλω σοι, καὶ ψυχή μου, ἣν ἐλυτρώσω.

24ἔτι δὲ καὶ γλῶσσά μου ὅλην τὴν ἡμέραν μελετήσει τὴν δικαιοσύνην σου, ὅταν αἰσχυνθῶσι καὶ ἐντραπῶσιν οἱ ζητοῦντες τὰ κακά μοι.

English

1[By David, [a Psalm sung by] the sons of Jonadab, and the first that were taken captive.] O Lord, I have hoped in thee: let me never be put to shame.

2In thy righteousness deliver me and rescue me: incline thine ear to me, and save me.

3Be to me a protecting God, and a strong hold to save me: for thou art my fortress and my refuge.

4Deliver me, O my God, from the hand of the sinner, from the hand of the transgressor and unjust man.

5For thou art my support, O Lord; O Lord, [thou art] my hope from my youth.

6On thee have I been stayed from the womb: from the belly of my mother thou art my protector: of thee is my praise continually.

7I am become as it were a wonder to many: but thou art [my] strong helper.

8Let my mouth be filled with praise, that I may hymn thy glory, [and] thy majesty all the day.

9Cast me not off at the time of old age; forsake me not when my strength fails.

10For mine enemies have spoken against me; and they that lay wait for my soul have taken counsel together,

11saying, God has forsaken him: persecute ye and take him; for there is none to deliver [him].

12O God, go not far from me, O my God, draw nigh to my help.

13Let those that plot against my soul be ashamed and utterly fail: let those that seek my hurt be clothed with shame and dishonour.

14But I will hope continually, and will praise thee more and more.

15My mouth shall declare thy righteousness openly, [and] thy salvation all the day; for I am not acquainted with the affairs [of men].

16I will go on in the might of the Lord: O Lord, I will make mention of thy righteousness only.

17O God, thou hast taught me from my youth, and until now will I declare thy wonders;

18even until I am old and advanced in years. O God, forsake me not; until I shall have declared thine arm to all the generation that is to come:

19even thy power and thy righteousness, O God, up to the highest [heavens, even] the mighty works which thou hast done: O God, who is like to thee?

20What afflictions many and sore hast thou shewed me! yet thou didst turn and quicken me, and broughtest me again from the depths of the earth.

21Thou didst multiply thy righteousness, and didst turn and comfort me, and broughtest me again out of the depths of the earth.

22I will also therefore give thanks to thee, O God, [because of] thy truth, on an instrument of psalmody: I will sing psalms to thee on the harp, O Holy One of Israel.

23My lips shall rejoice when I sing to thee; and my soul, which thou hast redeemed.

24Moreover also my tongue shall dwell all the day upon thy righteousness; when they shall be ashamed and confounded that seek my hurt.

Açıklamalar

  1. Ayet 1

    Grekçe Septuaginta metnindeki "Yonadav oğulları ve ilk sürgün edilenler" ifadesi, Babil sürgünü dönemindeki sadık topluluklara ve Rekavlılar soyuna atıfta bulunan, Masoretik İbranice metinde yer almayan Helenistik dönem Yahudi teolojisine ait tarihsel bir eklemedir.

  2. Ayet 7

    Grekçe "teras" kelimesi İbranice "mopet" (alamet/mucize) kelimesinin karşılığı olup, mezmur yazarının çektiği acılarla Tanrı'nın gücünün üzerinde tecelli ettiği olağanüstü bir işaret haline gelmesini ifade eder.

  3. Ayet 15

    "Yazı bilgisini bilmem" ifadesi, mezmur yazarının beşeri/akademik eğitimden ziyade doğrudan Tanrı'nın vahyine ve doğruluğuna dayandığını gösteren kültürel bir alçakgönüllülük ifadesidir.