Septuaginta

Yeremya 41

22 ayet

Türkçe

1Babil Kralı Nabukodonosor, tüm ordusu ve egemenliği altındaki tüm topraklar Yeruşalim’e ve Yahuda’nın bütün kentlerine karşı savaşırken, Rab’den Yeremya’ya gelen söz şudur:

2"İsrail’in Tanrısı Rab şöyle diyor: Git, Yahuda Kralı Sedekiya’ya de ki, Rab şöyle diyor: İşte, bu kent kesinlikle Babil kralının eline teslim edilecek; o da burayı ele geçirecek ve ateşle yakacak.

3Sen de onun elinden asla kurtulamayacaksın; kesinlikle yakalanıp onun eline teslim edileceksin. Gözlerin onun gözlerini görecek, o seninle yüz yüze konuşacak ve Babil’e gideceksin.

4Ama Rab’bin sözünü dinle, ey Yahuda Kralı Sedekiya! Rab senin için şöyle diyor:

5Barış içinde öleceksin. Senden önce krallık yapmış olan ataların için nasıl yas tutup ağladılarsa, senin için de öyle ağlayacaklar ve ‘Eyvah Efendi!’ diyerek senin için dövünecekler, Hades’e dek senin için ağıt yakacaklar. Çünkü bu sözü ben söyledim, diyor Rab."

6Peygamber Yeremya tüm bu sözleri Yeruşalim’de Yahuda Kralı Sedekiya’ya söyledi.

7O sırada Babil kralının ordusu Yeruşalim’e ve Yahuda’nın kentlerine, Lakiş ile Azeka’ya karşı savaşıyordu; çünkü Yahuda kentleri arasında surlu kent olarak sadece bunlar kalmıştı.

8Kral Sedekiya, özgürlük ilan etmek üzere Yeruşalim’deki bütün halkla bir antlaşma yaptıktan sonra, Rab’den Yeremya’ya gelen söz şudur:

9Herkes İbrani olan kölesini ve cariyesini, yani İbrani erkeğini ve İbrani kadınını özgür bırakacaktı; öyle ki, hiç kimse bir Yahuda kardeşini köle olarak çalıştırmasın.

10Antlaşmaya giren bütün önderler ve tüm halk, herkesin kendi kölesini ve cariyesini özgür bırakması şartını kabul edip onları serbest bıraktılar;

11Ancak daha sonra fikirlerini değiştirip özgür bıraktıkları köleleri ve cariyeleri yeniden köle ve cariye olmaya zorladılar.

12Bunun üzerine Rab’den Yeremya’ya şu söz geldi:

13"İsrail’in Tanrısı Rab şöyle diyor: Atalarınızı Mısır toprağından, kölelik evinden çıkardığım gün onlarla bir antlaşma yapmış ve şöyle demiştim:

14‘Altı yıl tamamlandığında, sana teslim edilen İbrani kardeşini serbest bırakacaksın; senin için altı yıl çalıştıktan sonra onu yanından özgür olarak göndereceksin.’ Ama atalarınız beni dinlemediler ve kulak asmadılar.

15Sizler ise bugün dönüp gözümde doğru olanı yaptınız; her biriniz komşusuna özgürlük ilan etti ve adımla çağrılan tapınakta, huzurumda bir antlaşma yaptınız.

16Ama sonra yine döndünüz ve adımı kirlettiniz; kendi canlarının dilediği gibi özgür bıraktığınız kölelerinizi ve cariyelerinizi geri alıp yeniden köle ve cariye olmaya zorladınız.

17Bu yüzden Rab şöyle diyor: Sizler her biriniz kardeşine ve komşusuna özgürlük ilan etmek konusunda beni dinlemediniz. İşte, ben de size karşı kılıca, ölüme ve kıtlığa özgürlük ilan ediyorum, diyor Rab; sizi yeryüzünün bütün krallıkları arasında bir sürgün nesnesi kılacağım.

18Huzurumda yaptıkları antlaşmanın sözlerini yerine getirmeyen ve antlaşmamı çiğneyen adamları, önümde kurban etmeyi taahhüt ettikleri o buzağı gibi yapacağım.

19Yahuda önderlerini, ileri gelenlerini, kâhinleri ve ülke halkını,

20onları düşmanlarının ve canlarına susamış olanların eline teslim edeceğim. Onların cesetleri gökteki kuşlara ve yerdeki yabanıl hayvanlara yem olacak.

21Yahuda Kralı Sedekiya’yı ve önderlerini de düşmanlarının, canlarına susamış olanların ve üzerinizden çekilmiş olan Babil kralının ordusunun eline teslim edeceğim.

22İşte, buyruk vereceğim, diyor Rab, ve onları bu kente geri getireceğim; buraya karşı savaşacaklar, kenti ele geçirip ateşle yakacaklar. Yahuda kentlerini de içinde oturanı olmayan bir viraneye çevireceğim."

Grekçe

1(Μασ. ΛΔ´) Ο λόγος γενόμενος πρὸς ῾Ιερεμίαν παρὰ Κυρίου (καὶ Ναβουχοδονόσορ βασιλεὺς Βαβυλῶνος καὶ πᾶν τὸ στρατόπεδον αὐτοῦ καὶ πᾶσα γῆ ἀρχῆς αὐτοῦ ἐπολέμουν ἐπὶ ῾Ιερουσαλὴμ καὶ ἐπὶ πάσας τὰς πόλεις ᾿Ιούδα) λέγων·

2οὕτως εἶπε Κύριος· βάδισον πρὸς Σεδεκίαν βασιλέα ᾿Ιούδα καὶ ἐρεῖς αὐτῷ· οὕτως εἶπε Κύριος· παραδόσει παραδοθήσεται πόλις αὕτη εἰς χεῖρας βασιλέως Βαβυλῶνος, καὶ συλλήψεται αὐτὴν καὶ καύσει αὐτὴν ἐν πυρί·

3καὶ σὺ οὐ μὴ σωθῇς ἐκ χειρὸς αὐτοῦ καὶ συλλήψει συλληφθήσῃ καὶ εἰς χεῖρας αὐτοῦ δοθήσῃ, καὶ ὀφθαλμοί σου τοὺς ὀφθαλμοὺς αὐτοῦ ὄψονται καὶ τὸ στόμα αὐτοῦ μετὰ τοῦ στόματός σου λαλήσει, καὶ εἰς Βαβυλῶνα εἰσελεύσῃ.

4ἀλλὰ ἄκουσον τὸν λόγον Κυρίου, Σεδεκία βασιλεῦ ᾿Ιούδα· οὕτως λέγει Κύριος·

5ἐν εἰρήνῃ ἀποθανῇ, καὶ ὡς ἔκλαυσαν τοὺς πατέρας σου τοὺς βασιλεύσαντας πρότερόν σου, κλαύσονται καὶ σέ, οὐαὶ Κύριε, καὶ ἕως ᾅδου κόψονταί σε· ὅτι λόγον ἐγὼ ἐλάλησα, εἶπε Κύριος.

6καὶ ἐλάλησεν ῾Ιερεμίας πρὸς τὸν βασιλέα Σεδεκίαν πάντας τοὺς λόγους τούτους ἐν ῾Ιερουσαλήμ.

7καὶ δύναμις βασιλέως Βαβυλῶνος ἐπολέμει ἐπὶ ῾Ιερουσαλὴμ καὶ ἐπὶ τὰς πόλεις ᾿Ιούδα, ἐπὶ Λαχὶς καὶ ἐπὶ ᾿Αζηκά, ὅτι αὗται κατελείφθησαν ἐν πόλεσιν ᾿Ιούδα πόλεις ὀχυραί.

8῾Ο λόγος γενόμενος πρὸς ᾿Ιερεμίαν παρὰ Κυρίου μετὰ τὸ συντελέσαι τὸν βασιλέα Σεδεκίαν διαθήκην πρὸς τὸν λαὸν τοῦ καλέσαι ἄφεσιν,

9τοῦ ἐξαποστεῖλαι ἕκαστον τὸν παῖδα αὐτοῦ καὶ ἕκαστον τὴν παιδίσκην αὐτοῦ, τὸν ῾Εβραῖον καὶ τὴν ῾Εβραίαν ἐλευθέρους, πρὸς τὸ μὴ δουλεύειν ἄνδρα ἐξ ᾿Ιούδα·

10καὶ ἐπεστράφησαν πάντες οἱ μεγιστᾶνες καὶ πᾶς λαὸς οἱ εἰσελθόντες ἐν τῇ διαθήκῃ τοῦ ἀποστεῖλαι ἕκαστον τὸν παῖδα αὐτοῦ καὶ ἕκαστον τὴν παιδίσκην αὐτοῦ καὶ ἐῶσαν

11αὐτοὺς εἰς παῖδας καὶ παιδίσκας.

12καὶ ἐγενήθη λόγος Κυρίου πρὸς ῾Ιερεμίαν λέγων·

13οὕτως εἶπε Κύριος Θεὸς ᾿Ισραήλ· ἐγὼ διεθέμην διαθήκην πρὸς τοὺς πατέρας ὑμῶν ἐν τῇ ἡμέρᾳ, ἐξειλάμην αὐτοὺς ἐκ γῆς Αἰγύπτου, ἐξ οἴκου δουλείας, λέγων·

14ὅταν πληρωθῇ ἓξ ἔτη, ἀποστελεῖς τὸν ἀδελφόν σου τὸν ῾Εβραῖον, ὃς παραθήσεταί σοι· καὶ ἐργᾶταί σοι ἓξ ἔτη, καὶ ἐξαποστελεῖς αὐτὸν ἐλεύθερον. καὶ οὐκ ἤκουσάν μου καὶ οὐκ ἔκλιναν τὸ οὖς αὐτῶν.

15καὶ ἐπέστρεψαν σήμερον ποιῆσαι τὸ εὐθὲς πρὸ ὀφθαλμῶν μου τοῦ καλέσαι ἄφεσιν ἕκαστον τοῦ πλησίον αὐτοῦ καὶ συνετέλεσαν διαθήκην κατὰ πρόσωπόν μου ἐν τῷ οἴκῳ, οὗ ἐπεκλήθη τὸ ὄνομά μου ἐπαὐτῷ.

16καὶ ἐπεστρέψατε καὶ ἐβεβηλώσατε τὸ ὄνομά μου τοῦ ἐπιστρέψαι ἕκαστον τὸν παῖδα αὐτοῦ καὶ ἕκαστον τὴν παιδίσκην αὐτοῦ, οὓς ἐξαπεστείλατε ἐλευθέρους τῇ ψυχῇ αὐτῶν, τοῦ εἶναι ὑμῖν εἰς παῖδας καὶ παιδίσκας.

17διὰ τοῦτο οὕτως εἶπε Κύριος· ὑμεῖς οὐκ ἠκούσατέ μου τοῦ καλέσαι ἄφεσιν ἕκαστος πρὸς τὸν πλησίον αὐτοῦ· ἰδοὺ ἐγὼ καλῶ ἄφεσιν ὑμῖν εἰς μάχαιραν καὶ εἰς τὸν θάνατον καὶ εἰς τὸν λιμὸν καὶ δώσω ὑμᾶς εἰς διασπορὰν πάσαις ταῖς βασιλείαις τῆς γῆς.

18καὶ δώσω τοὺς ἄνδρας τοὺς παρεληλυθότας τὴν διαθήκην μου, τοὺς μὴ στήσαντας τὴν διαθήκην μου, ἣν ἐποίησαν κατὰ πρόσωπόν μου, τὸν μόσχον, ὃν ἐποίησαν ἐργάζεσθαι αὐτῷ,

19τοὺς ἄρχοντας ᾿Ιούδα καὶ τοὺς δυνάστας καὶ τοὺς ἱερεῖς καὶ τὸν λαόν,

20καὶ δώσω αὐτοὺς τοῖς ἐχθροῖς αὐτῶν καὶ ἔσται τὰ θνησιμαῖα αὐτῶν βρῶσις τοῖς πετεινοῖς τοῦ οὐρανοῦ καὶ τοῖς θηρίοις τῆς γῆς.

21καὶ τὸν Σεδεκίαν βασιλέα τῆς ᾿Ιουδαίας καὶ τοὺς ἄρχοντας αὐτῶν δώσω εἰς χεῖρας ἐχθρῶν αὐτῶν, καὶ δύναμις βασιλέως Βαβυλῶνος τοῖς ἀποτρέχουσιν ἀπαὐτῶν.

22ἰδοὺ ἐγὼ συντάσσω, φησὶ Κύριος, καὶ ἐπιστρέψω αὐτοὺς εἰς τὴν γῆν ταύτην, καὶ πολεμήσουσιν ἐπαὐτὴν καὶ λήψονται αὐτὴν καὶ κατακαύσουσιν αὐτὴν ἐν πυρὶ καὶ τὰς πόλεις ᾿Ιούδα, καὶ δώσω αὐτὰς ἐρήμους ἀπὸ τῶν κατοικούντων.

English

1The word that came to Jeremias from the Lord (now Nabuchodonosor king of Babylon, and all his army, and all the country of his dominion, were warring against Jerusalem, and against all the cities of Juda,) saying,

2Thus has the Lord said; Go to Sedekias king of Juda, and thou shalt say to him, Thus has the Lord said, This city shall certainly be delivered into the hands of the king of Babylon, and he shall take it, and shall burn it with fire:

3and thou shalt not escape out of his hand, but shalt certainly be taken, and shalt be given into his hands; and thine eyes shall see his eyes, and thou shalt enter into Babylon.

4But hear the word of the Lord, O Sedekias king of Juda; Thus saith the Lord,

5Thou shalt die in peace: and as they wept for thy fathers that reigned before thee, they shall weep also for thee, [saying], Ah lord! and they shall lament for thee down to the grave: for I have spoken the word, said the Lord.

6And Jeremias spoke to king Sedekias all these words in Jerusalem.

7And the host of the king of Babylon warred against Jerusalem, and against the cities of Juda, and against Lachis, and against Azeca: for these strong cities were left among the cities of Juda.

8The word that came from the Lord to Jeremias, after king Sedekias had concluded a covenant with the people, to proclaim a release;

9That every one should set at liberty his servant, and every one has handmaid, the Hebrew man and Hebrew woman, that no man of Juda should be a bondman.

10Then all the nobles, and all the people who had entered into the covenant, [engaging] to set free every one his man-servant, and every one his maid, turned,

11and gave them over to be men-servants and maid-servants.

12And the word of the Lord came to Jeremias, saying,

13Thus saith the Lord; I made a covenant with your fathers in the day wherein I took them out of the land of Egypt, out of the house of bondage, saying,

14When six years are accomplished, thou shalt set free thy brother the Hebrew, who shall be sold to thee: for he shall serve thee six years, and [then] thou shalt let him go free: but they hearkened not to me, and inclined not their ear.

15And this day they turned to do that which was right in my sight, to proclaim every one the release of his neighbour; and they had concluded a covenant before me, in the house whereon my name is called.

16But ye turned and profaned my name, to bring back every one his servant, and every one his handmaid, whom ye had sent forth free [and] at their own disposal, to be to you men-servants and maid-servants.

17Therefore thus said the Lord; Ye have not hearkened to me, to proclaim a release every one to his neighbour: behold, I proclaim a release to you, to the sword, and to the pestilence, and to the famine; and I will give you up to dispersion [among] all the kingdoms of the earth.

18And I will give the men that have transgressed my covenant, who have not kept my covenant, which they made before me, the calf which they prepared to sacrifice with it,

19the princes of Juda, and the men in power, and the priests, and the people;

20I will even give them to their enemies, and their carcases shall be food for the birds of the sky and for the wild beasts of the earth.

21And I will give Sedekias king of Judea, and their princes, into the hands of their enemies, and the host of the king of Babylon [shall come upon] them that run away from them.

22Behold, I [will] give command, saith the Lord, and will bring them back to this land; and they shall fight against it, and take it, and burn it with fire, and the cities of Juda; and I will make them desolate without inhabitants.

Açıklamalar

  1. Ayet 5

    Grekçe metindeki "Hades'e kadar" (ἕως ᾅδου) ifadesi, Helenistik dönem Yahudiliğinin ölümden sonraki yaşam ve ölüler diyarı algısını yansıtırken, Masoretik metindeki mezar ve cenaze töreni vurgusunu teolojik olarak ölüler diyarı boyutuna taşımaktadır.

  2. Ayet 17

    Grekçe metindeki "diaspora" (διασπορά) kelimesi, Helenistik dönemde Yahudi topluluklarının Akdeniz dünyasındaki dağılımını ifade eden teknik bir terim olup, metinde bir ceza ve sürgün mekanı olarak teolojik bir anlam kazanmıştır.